1 Aralık 2013 Pazar

Bana hediye bir sabahtan kalan yalnizligim
Serefine yildizlari saydigim kahpe dunya
Sevgisi yureginden kopartilmis katil bir cocuk belki
Sessizligi dunyalara bagislamis sonbahar sarkisi
Yapraklarin citirtisi
Kar esintisi
Eli cebinde bir adam
Usumeyi seciyor
Yalnizligina perde giydirmis
Bankta oturuyor
Deniz dalgasinda bogulmus
Mavi bir sabah doguyor geceden kalmis dolunayla
Gunes pembe daglarin arkasinda
Oyun oynuyor bulutlarla

Cocuk kapida ekmegini beklermis
Derler ki ask birden bire gelirmis
Derler ki beklemedigin bir zamanda
Elinden kayip gidenmis

Umutlarla dolu su dunyada
Tek bir gun yuzunu goremedigin her ana
Duygularini bagislarsin
Birak
Evren senin yerine aglasin
Sonsuzluk ucup gitsin kalbinden

Gulumsemesi yuzunde
Gozyaslari kalbinde cocuk
Ayakkabilarini bagliyor
Buyumus

Limanini sasirmis gemi geciyor bogazdan
Tutunamiyor
Ask saniyor onu
Ve gunlerce bekliyor
Aylarca
Hep baskalari geciyor
Ama o gemi bir daha limana donmuyor
Benzetiyor hep herkesi ona

Hikayesi bitmis cocugun
Uykuya dalmis sonunda
Ve ruyasinda kirmizi elmaslari goruyor
Beklemekse bir ise yaramiyor
Evren hala temiz
Kalbim hala sensiz
Ve baktigim her yerde sen
O adam oluyor
Umutlari sonsuzluga gomulmus
Ve tepesinde martilar
Cocuksa kosuyor
Yolun sonu gelmis
"Merhaba neseli ayaklar
Ne getirdin yalnizligima, ucurtmadan baska
Soyle ne var elinde
Ne sakliyorsun? Soyle
Bir gecip gitmeyi daha kaldiramaz yuregim..."

Merhaba demeden hosca kal demesin
Belirsizlikler tukensin
Ve son dilegim gerceklessin
Yalnizlik bos
Herkes bir yerlere varmaya calisiyor
Ve gozunun icine bakamadigim her dakika
Zaman tukeniyor
Hani demistim ya
Saniyeler, saatler bosuna
Ani yasa
Ve aniden cik karsima
Konusmasan da olur
Ben senin yerine konusurum
"Merhaba"

Derler ki sen hic oluruna birakma
Asla gurur olmaz askta
Bir arasi yok gunesle daglarin
Bulutlarla yildizlarin
Hepsi bir arada
Hepsi baktigin yerde
Uzak da olsalar cok yakinlar aslinda
Hic bir sey imkansiz degil bu hayatta
Cunku sen varsin
Sen oldugun surece umut da var olacak.

24 Kasım 2013 Pazar

iki yabanci

Eylulden kalma bir gunden bu yana
Bekledigim onca saat
Bekledigim onca dakika
Suslemistim yalnizligimi acilarla
Mutlulugumu saklamistim yildizlara
Pariltili gokdelenlere takilmis bulutlarda
Sessiz hayallerimdi
Herkes icinde
Bir destan sakli
Guluslerimde sirlar vardi
Tadin kaldi
Bakislarinin tadi kaldi
Gidislerinin umudu kaldi
Donmeyislerinin adimlarinda
Don bir kez daha bak bana
Yarim kaldi
Kelimelerin tek bir cumlede toplanisi
Arkadasliklarim
Yalnizliklarim
Acilarim
Hislerim
Terk edislerim
Umutlarim
Ve hayallerim
Bitmeyislerimde tukensem de
Umutlarimda kaybolsam da
Bir sahne var aklimda
Ve oyunculari biziz
Sanki sadece ikimiziz
Her turlu kacisimizda
Sevmeye bile yeteneksisiz.
Belki de birbibirini birbirinden iyi taniyan iki yabanci
Ama bitmeyen cizgimizde surunurken bile umutlu
Bitmesin sarkimiz
Bi perde daha acarlar bahara...

18 Kasım 2013 Pazartesi

Dolunay sokagin ortasina kurulmus.

Ne kadar bekleyebilirsin sabahi dolunay?
Ne kadar aydinlatabilirsin geceyi
Nerde durursun beklerken gunesi

Buyuttugun onca aydinlik
Onca gecede topladigin kalpler
Seesiz ol
Bir kere beni dinle derler
Oysa ki cok maviydi beyaz
Cok turuncuydu gece
Karanlik hava
Tek umut kaynagi gibi
Gunes taklidi yaparken
Dusundun mu 
Ne kadar yakin oldugunu bana
Ne kadar yakin oldugunu geceye
O da seni ozlemis
Git
Bekleme
Belki bi sebebi vardir bekleyisinin

Yildizlar sana arkadas 
Git gez biraz
Dunya tekrar döndugunde
Tekrar sana geldiginde
Tam bir sene gecmis olucak
Cunku asla bir daha bu kadar yakin olamicaksin 
Aslinda tek adim kadar yakinsin
Ama evren kadar uzak
Sembolsun
Derdimi anlatamadigim her seyin
Bekleyislerimin
Biraz daha sessiz olalim
Daha sarkilar seni anlatacak
Mutluluk ben olucam
Ama sans benden uzak kalicak
Ve umut hep bir adim geride
Senin arkanda saklanacak
Bense sadece beklicem
Biraz daha
Her sen oldugun gune geri donucem
Ama sensiz daha farz bana bu hayat
Mutlulugumun farzi hep yurekte sakliyken
Bekleyislerim son bulacak
Beni sana getiren
Hicbir sey olmayacak

Bu gece gitme 
Kal
Dolunay
Ben yine sonu beklicem
Seni her gece gorsem de
Izlemek hep bir baska olacak
Hic gitme dolunay
Mutlulugumun farzi ask olucak
Ve son care son umudum olacak...

Bir adim daha yaklas
Cunku o zaman gitmeye gerek kalmayacak...

17 Kasım 2013 Pazar

cocuk ve ucurtma.

Neyden vazgececegini sasirmis yoksul bedenlerde
Aradigini bulamayan fakir adam
Bitmis tukenmis caresizliklerde
Sonu olmayan masaldan firlayip gelmis gibiydi
Bakmisti etrafina kim vardi ya da kim yoktu
Sokaklar bostu
Kaldirimlar yollara ozenmis
Yolcusunu ariyordu sanki
Mekanik seslerin hisirtisiyla doga sessizlige burundu
Cocuk kosarak karsiya gecti
Elinde bir ucurtma
Hala hayat elinde
Hayallerini bulutlara tasimisti
Belki gunese bile yakindi
Aslinda o zaman anladi
Havaya bakarken yerde hayat devam etmekteydi
Havaya bakarken onun ucu kendi elindeydi
Ucurtma
Uctu
Ama kacmadi
Misinasi kopmadi
Ucmaya devam etti
Kabullenmisligine sakli topragin ustunde
Bir adim daha aci vardi

Cocuk gulumsedi
Babasi gidelim demese sonsuza dek orada kalacaklardi
Ve ucurtma yere indi
Zaten yine gercege o zaman dondu...

Gercek de bendim 
Hayal de
Sevgi de bendim
Kaygi da
Aci da bendim
Yoksulluk da
Ve sevgi de bendim
Ask da...
Kayboldum o ucurtmanin arkasinda...

11 Kasım 2013 Pazartesi

istiklal caddesi kadar...

Alnımdan akan ter 
Sana hiç değmedi 
Gözümden damlayan yaş 
Denizi bulmadi. 

Bir sokak gördüm rüyalarımda gecelerce 
Hiç sana çıkmadı. 
Sadece yarım saat tutuştuk elele 
O saat durmadı. 

Düşünüyorum, 
Ne kadar sevmiş olabilirim? 
Düşünüyorum, 
Sen ben gece ve bir yol. 
Başka birşey 
Yok elimde hafizamda. 
Düşünüyorum, 
Ne kadar yer etmiş olabilir ? 

İstiklal caddesi kadar...

Anları birer birer
Topladım sakladım.
Tarihin ortasında
Gelecek aradım.

Hücreme girdin,dokundun hucrelerime
Buluttum,damladım
Cümleler kactı dagıldı dört bir tarafa,
Sadece noktayım.

Düşünüyorum,
Ne kadar sevmiş olabilirim?
Düşünüyorum,
Sen,ben,gece ve bir yol
Başka birşey
Yok elimde hafızamda
Düşünüyorum,
Ne kadar yer etmiş olabilir ?

İstiklal caddesi kadar 
                                       Sebnem Ferah

4 Kasım 2013 Pazartesi

zor bu isler.

Bazi seyler belli olmaz derler hayatta
Bazi seyler degil, hicbir sey belli olmuyor artik.
Kaderi zorlarsin belki
Belki bazi seyleri gostermek istersin
Ama onu gordukten sonra hicbir sey gelmez elinden
Belki sadece bakakalirsin
Sadece uzaktan izlersin
Bir seyler olsun artik istersin
Elinde degilmis gibi hissedersin ama iste, tam karsindadir
Dokunamazsin
Bakamazsin
Konusamazsin
Bakislari bile seninle degildir bazen
Ama hissedersin
Cunku o ordadir
Ve hic olmayacak seyler yaparsin
Heyecanlanirsin, etrafina insanlari toplarsin
Keske kader bizi bir araya getirse dersin
Bazen kader isini yapar
Bazen de sen kaderi zorlarsin
Surekli onu gormek istemenin onune gecen baska bir duygun varsa bile bir kenara atarsin
Yapamazsin
Cunku sende olmayan bir seyi olan sey yokeder ancak, varedemez.
Utanmaktan cesaret dogmaz. Dogurtamazsin. Varedemezsin.
Zorlasan da asla cikmaz.
Ve senin yerine baskalari gecer bazen
Elinden gelen hicbir sey olmaz.
Elindeki yoklugunla basbasa kalirsin.
Sadece bazen en basa donersin, nerde kalmistik? Dememek icin.
Sadece korkarsin
Dayanamazsin
Aci cekersin
Zaten yasadigin ask degildir
Diyemezsin
Hep bir adim beklersin
Ya da ona gitmek istersin
Ama...
Cok seyler var hayatta.
Kadere razi olmak istersin
Ama bir seyi hep istersin
Her gun istersin
Ve o olmadan asla vazgecmezsin
Gecemezsin.
Bir seyler var degil mi?
Orada beni bekleyen bir seyler var.
Illa o filmlerdeki gibi carpismamizi falan bekleyemem. 
Bir kere de sen bana gel.
Ben cok belli ettim kendimi 
Utanirim artik
Kaciyosan da gel
Utaniyosan da
Ne olursun
Sadece bir kere gel....

23 Ekim 2013 Çarşamba

peri oglan

Biraz ask lazim hayata
Derler
Oysa aska biraz hayat lazim
Ne anlarlar, ne gorurler iclerinde
Ne hissederler
Kesfedemem
Insani asikken dinleme
Ondan baskasini dusunemez
Ondan baskasini soyleyemez
Onunla konusma
Akli hep onda

Aska cesaret lazim derler
Oysa ask cesarete lazim
Oyleyse neden bazilarinda olmaz ki
Yapi meselesi
Sen kacarsin o kovalar da degildir ustelik
Bakarsin
Gorursun
Duyarsin
Ama dinleyemezsin
Belli edemezsin
Cunku emin olamazsin

Aska sabir lazim derler
Oysa ki sabira ask lazim
Tas olsa catlar
Hangi askta bu var?
Bitmek tukenmek bilmeyen sevdalar
Donmus yureklerde paramparca buzullar
Her sey seni gordugum kadar
Her sey seni yasadigim kadar
Her sey seni hkssettigim kadar
Ask bu
Yureginde alevlenmis daglar
Kokusu burnunda sevdanin
Dumanlari basimdan cikar
Yine de durmaz ruzgar

Gel bana bir gun, konusalim
Soz
Ne istersen yaparim
Once aski bir ogrensen diyorum
Kaciyorsan da gel
Goruyorsan da gel
Anla artik diyorum
Bu gordugun peri kizi degil
Insan
Biraz daha yaklassan
Dugum bile kalmayacak
Inan.

9 Ekim 2013 Çarşamba

ama icimdesin...

Aşık olmanin tanimlarini her sene farkli bi sekilde ogreniyorum. Beklemeyi ogreniyorum, sabretmeyi, dusunmeyi...
Her sene farkli bi sekilde umut etmeyi ogreniyorum ve hayal dunyam daha da buyuyor. Saka gibi geliyor bazen yasadikalrim. Inanmak istedigimdeyse gercek.
Yasadiklarimiysa ne siz sorun ne de ben soyliyim... o kadar zor ki hele boyle bi donemde birinden hoslanmak, surekli onu gormek icin yanip tutusmak. Okuyanlar olabilir diye ayrintiya inemeyecegim(boyle de gizemli bir kizim)
Bir de bugun kac kere gordum ama bir kere bile gozgoze gelmedik. Cocuktan hem kaciyorum hem de etrafinda olmak icin yanip tutusuyorum. Bi yardim eli ariyorum derken de dun bir suru seyi berbat ettim sanirim ve cocuk anladi falan vs iste. Korktum ve bugun de sadece dune dair bazi seyleri tartmak icin kaldim. Hani bida benim oldugum alanda buluncak mi, gozgoze gelcek miyiz, bana bakcak mi? Bakmadi cunku ben de bakmadim. Sonra da erkenden gitti. Erkek dedigin bekler bakar bu kiz ne zaman gitcek vs vs. Amaan boyle konulara dalmayalim tabi yani simdi sanki sevgiliyiz de ben de abuk subuk seyler soyluyorum. Ah bir yerimde olsaniz da(ki olanlar eminim ki fazlasiyla vardir) anlasaniz bu kiz neler cekiyorrr. Gel de bir hatrimi soor, adimi ogreen. Ben de senin adini bilmiyorum cocuk. Ama icimdesin. Gel artik yeter...

25 Eylül 2013 Çarşamba

ah hocam ahh

Bugun soylicek pek bir sey yok. O yuzden cok sey yasamak zorundaydim. Gittim dershanede en sevdigim hocalardan birinin onunde aglamak zorunda kaldim. Durumu aciklamak, acikliga kavusturmak istiyodum sonucta bir yerde bu hocayi sinirlendiren, herkesin boyuna odevlerin yuklenmesine sebep olan bendim. Ustume gelen olmadi belki ama geometrici yapti butun akimi yayan da oydu. Sadece bir soru yuzunden taa gecen haftadan geldik bugune. Naptik lan biz. Ulan hic aglamak istemedim yaa hic. Ama sinirlerim bozulmustu. Niye boyle oldu. Yok kilo aldim yok sivilcelerim cikti yok saclarim tomar tomar dokuluyo yok bugun cozmem gereken kadar soru cozmedim falan derken baya dolmusum haftalardir. Bugun de bunlar olunca... ne biliyim ya her sey gereksiz aslinda. Odev yapmak falan da hic sorun degil, sadece biseyleri tadinda yasamak lazim. Yapacak birseyim yoktu ve bazi seyleri acikliga kavusturmam gerekiyodu derken. Arkadaslar falan da kapida bekliyo. Ezik gozukmek istemezdim. Ahh hocam ah...

13 Eylül 2013 Cuma

bugün biraz içimi dökeyim diyorum


hani insan mutlu olmak için, hayata tutunmak için ya da gününü neşe dolu geçirmek için sebepler arar ya...
mesela uçan bir kuşun kanat çırpışını seversin
yavru bi sokak kedisinin seni görünce kaçmamasını ve senin gidişini izlemesini seversin
ne biliyim
aşık olmuşsundur
aşık olduğun kişiyi görmeyi seversin
bu listeyi tam bir sonsuzluğa çekebiliriz
ama lafa uzatmadan giriyorum
daha doğrusu lafa girdim ama işte
ya nasıl anlatılır bilmiyorum yani benim şu son iki aydır falan neşe kaynaklarım diziler
ciddi anlamda diziler yani
onlarla yatıp kalkıyorum onlarla vakit geçiriyorum
aha bu bölümde şunlar olcak, aa ne kadar güzel
aman Allah'ım inanamıyorum harikaa
vs vs
yahu ben ciddi anlamda bağlanırım bazı şeylere
son iki senedir aşık oldum durdum
oldum oldum da sanırım başka bi yerlere kaçtı o aşklar
bu sene o aşkların acısını çekip kendimi yiyip bitirmektense
hayallerimi boşa çıkarmayacak şeylere umut bağlamak, dedim
en iyisi
hani bir de YGS hazırlanmaları
günde iki yüz üç yüz gerekirse beşşüz soru çözmeceler
olum cidden hem kafa dağıtmama da yarıyo
bazı anlamlarda gaza gelmeme de
açıkçası benim yaşama sebeplerimin genelinde aşk yatıyo
konunun özüne burdan varıcam
hıh işte yani bu sene aşık olmiyim dedim
sonuncusu ciddi anlamda fos çıkınca
diziler daha mantıklı geldi
ordaki aşklara bağlanırım
avuturum kendimi falan
iyi oldu bu iyi
yaşama sebebim demiyorum tabi artık
şu sıralar yaşama sebebim sadece "geleceğim"
ciddi anlamda üniversite hayalleri kuruyorum
ne diyim
yani sadece neşe kaynaklarım
ama bugün biraz bi ayrı kaptırdım sanırım kendimi
geçmişe bi geri dönüş attım
garip hissettim
sanırım fazlaca bi yükleme yapıldı bana
artık hayırlısı diyelim yaa.
ohh
bu da samimisinden bi blog oldu
arkadaşlar size iyi geceler
burda kendi kendime konuşuyo, anlatıyo gibi olsam da
hepimize yani
sizi seviyorum canlarım
:)

9 Eylül 2013 Pazartesi

Kalbinde yakıt kalmamış...

sanki uçup gidiyorlar
saklı ormanlarda kaybolmuş sessizliği arıyorlar
ama bir bakıyorlar ki yok
hiçbir şey yok
adımlarında elveda gibi geliyor sokaklardaki yürüyüşlerin
dev bir adamın sesinden gök gürültüsünü dinliyorsun
tükenmişliğin yalnızlığına çekiç vuruyor
filler kafanda artık ötmeye başlamış
kalbinde yakıt kalmamış
beklemiş seni bir vakit
güneş çarpmış karanlığa
yine gelmemiş yalnızlık
sessiz yelkenliler geçmiş meşalemin kıyısından
sonsuz çarpıntılar tükenmiş kalbimde
suyum bitmiş
ihtiyaçlarım fazlasıyla
her geçen gün biraz daha
yorgun ve tükenmiş
başka şeyler veriyor hayatı bana
başka dünyalarda
pempe sayfalı kitaplarda mor yazılarla
yeşil tüylü kuzuların koynunda
başka bir harpte
savaşta...
içimdeki savaşta
seni elinden tutup götürmüş dünya
bense denizde sürüden ayrılmış balık
kurtun kaptığı kuzu
şapkası düşmüş ihtiyar
yarına dün gibi bakan o umutsuz vaka
geçmiş bitmiş oysa
ne var ki
kalbimde yara da kalmamış
yakıt da...
tükenmişim
ama dedim ya
farklı bir hayat var artık
odama düşmüş hayali gökyüzünde
bindim aydedeye
gidiyorum.

25 Ağustos 2013 Pazar

Bugun bi farkliydim
Kizmadim kendime bugun
Neden boylesin demedim
Neden bunlari yapiyorsun
Neden yapamadiklarini yapmaya ugrasmiyorsun
Cunku bir sure sonra gorebiliyorsun
Aslinda yapamadigin ama yapmak istedigin cogu sey
Bir sekilde senin hayatinin icinde
Bir sekilde sana ulasiyor
Duymak istemediklerini duymuyosun
Duymayi tahmin bile etmeyecegin seyler duyuyorsun
Daha once yuzlerini gormedigin
Seslerini duymadigin
Varligini bile farketmedigin insanlardan...
Kim oldugunu bildigin insandan daha farkli
Daha mukemmel duygulara burunuyorsun
Sanki artik kendin ya da etrafindakiler icin degil de
Dunya icin calisiyormussun gibi
Var oldugunu hissediyorsun
Birileri senin yaptigin seyi begeniyor
Seni takdir ediyor
Belki icinden
Belki de gelip belirtiyor seni tanimasa bile
Keske ben de oyle olabilsem, diyorsun
Ama ne yalan soyliyim, benden daha iyileri oldugu gibi kalsin mumkunse
Benim takdirime ihtiyaci yok diye dusunuyorum
Sen insanlarin oldugu bir dunyadasin
Pozitif olmak demek
Her turlu sansa acik kapilar birakmak demektir
Diledigin her turlu seyin gerceklesmesi demektir
Keske baska bir sey dileseydim demek bile mutluluk verir insana
Gercekler cok baska
Insanlar daha baska
Hayaller, istekler en baska
Hayat farkli
Ben farkliyim
Sen farklisin
Isin özü "ben" im
Ve benim hayatim...

22 Ağustos 2013 Perşembe

merhaba çaresizliğim...
merhaba yitirmişliklerim
güvensizliğim
halsizliğim
kaybolmuşluğum...

merhaba nefretim
merhaba seçilmişliğim
seçmişliğim
geçmişimin kayboluşundaki insan
geleceğimin varoluşuna katkım
merhaba dünüm
merhaba yarınım
sessizliğim
sözcüklerim
cümlelerim...

bu bir merhaba sana
bu bir merhaba yalnızlığa
bu bir elveda geçmişime
elveda kalabalıklara

korkmasaydım olmazdı bunlar
sana da merhaba bitmişliğim
yıkılışı hayallerimin
ama
merhaba
senin adın aşk olsun bu hayatta
geç kaldım kusura bakma
yolda başkalarıyla vedalaştım
şimdi tamamen seninim.

20 Ağustos 2013 Salı

insan yalnizca kendisinin olani sever

Saniyo musun ki platonik oldugun her sey
Isteyip de sahip olamadigin her sey sana aitmis gibi sevmek
Insan hep ulasamadigini sever dememeliler
Cok yazik
Insan hep ulasamidigini ister sadece
Kim istemez ki
Asık olursun
Onu istersin
Baskasini istemezsin, isteyemezsin
Cunku asla mutlu olamazsin
Ya da mutlu edemezsin
Ona ulasamazsan ask olur, evet
Ama sevmeye hakkin yoktur
Cunku sevginin karsilikli olmasi gerekir
Hani derler ya
Sen elmayi seviyorsun diye elmanin da seni sevmesini bekleyemezsin
Ne de guzel demisler
Ama bizim isimiz zaten elmayla degil
Ismi cismi de onemli degil iste
Olay hissettiklerinde
Ne hissediyorsun ki
Ask dedigin sey sevgiye donusur
Ama bunu sen ceviremezsin
Cunku elinde degil
O telefonu cok istedin, senin oldu
O bilgisayari, o oyuncagi
Onlari gormeden once de boyle istiyo muydun?
Boyle bi tutkuya kapilmis miydin almak icin
Maksat sadece elde etmek degil mi?
Cok soru sormadan bitirmeye calisayim
Hissedip de dokunamadigin
Dokunup da alamadigin
Senin olamayan her seye
Herkese
Senin olmayani sevme.
Iste, asık ol, hoslan, öl, bayil
Ama sevme
Yalnizca senin olani sev ki
Kaybedince uzulme
Cunku sevgi bitmiyor
Nefret biter, hoslantin biter
Istegin gecer, hevesin kacar ama sevgi butun duygularin anasi
Birak oyle kalsin.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

16 Ağustos 2013 Cuma

ya ben sana sarılmayı seviyorum
böyle gözlerinin içine bakıp hayatımda hiç bilmediğim bir şeyi anlamayı seviyorum
sana dokununca dokunmaktan çok farklı şeyler hissetmeyi
bilmiyorum senin için ne kadar açık olabilir ama
bu artık bi nefret değil
aslında hiç nefret değildi
içimdeki savaş artık başkalarıyla olmaktan çıktı
ne annem ne babam ne de başkaları
farklı bir şey var
ve ben ilk defa korktum
kaçtım
pes etmek yerineyse savaştım
ama olmadı işte
gördüğün gibi
yeniliyorum
sanki kaybolup gidecekmişim gibi
tıpkı abim öldüğü zamandaki gibi
ve yine burdayım
korktuğumda da kaçtığımda da saklandığımda da beni buldun
ve ben pes etmekten korktum
değişmekten
işte bu yüzden burdayım
istersen anlama beni ama durum bu.
sana baktığımdaki dünya çok farklı
ve farklı bir dünyaya nasıl alışırım bunu bana kim öğretcekti bilemedim evet çok acemiyim
bu yüzden seni uzaklaştırmak en iyi seçenekti
ben sana gelemiyim diye senin benden kaçman
en iyi seçenekti...


-ne çok konuştun sen ya.

15 Ağustos 2013 Perşembe

ben senin "bak" dediğin resimleri unuttum
"dinle" dediğin şarkılara yüz tutmadım
"sev" dediğin hiçbir şeyi sevmedim
"unut" dediğin her şey çentik attı aklıma
unutamadım
"sus" dedin, dinlemedim. 
"yap" dedin, dokunmadım bile
bak, dedin.
yüzüme bak
beni dinle
şarkını söyle
unut, dedin
bundan öncesini
senden öncesini
ben olmayışımı
unut
sus, dedin
bir kez daha dudaklarınla sarıldın dudaklarıma
yanaklarım al al oldu sancılarımla
nefesinin altında asılı kaldım
ayrılamadım
gidemedim
bi an geri dönüp bakamadım bile
ısındım
ve bir an dedin ki
"yapma"
"beni bırakıp gitme burada"
ve ben gidemedim
her şeyden daha zordu
hislerimle boğulmuştum
üşürken
ısındığım yerden kaçamadım
yapamadım
gözlerinde büyüyen o dünyayı terkedip gidemedim.
"öp" dedin
ve ben seni öpünce
renkli bayraklarıma harfler boyandı
dünyama anlam kattı 
her şey gizliydi
"bak" dedin
bakamadım
oysa ki suçlu sendin
yine de gidemedim
sanki dünyam artık sendin
korkum
endişem
mutsuzluğum
ama hayalim de sendin
umutlarım
sevincim
kaderim
gidemeyişlerim...
sarıldım
ve bitti o an kaybedişlerim...

14 Ağustos 2013 Çarşamba


sessiz gemi

yüzünde sileceğin tonlarca umutsuzluk
gözlerinde sileceğin yüzlerce hikaye
gülüşlerinde sileceğin binlerce çaresizlik
elinden gelenin en iyisi bile, bitmişlik
tükenmişlik
çocuk kitaplarında yazan kocaman yalanlar
masallar
sessiz gemi denilen
limandan kalkıp giden o hayat
yol almış denizin ortasında yalnızlığa
pek bir şey kaybetmemiş umutlardan
anafartada var bir çaresizlik
kaptan yorulmuş dümeni tutmaktan

saçının tek telinden döküldü
yalnızlığına bir çare olmayan bedenlerden kaçıp gittin
bir tek sen kaldın geriye
yapayalnız
denizin ortasında
bir çare
yok mu bulutlarda, güneşte, gökyüzünde
beklediğin tüm umutlar
bulamadın mı ayağının altında kumlarda teker teker
bitmesin diye geriye kalan dalgalarda
uçmadın mı balık gibi
sessiz gemiden geriye kalan sadece kader
beklenilmeyen sonda yalnızlığa bırakılmış
nefesini tutup yüz derinlere en iyisi
kara yok yakınlarda
ve bitir cümlelerini rüzgarlara
son bir bakışın olsun ufuğa
mavide uykuya daldığında.....

12 Ağustos 2013 Pazartesi

kusuruma bakmayin

tembeldir benim kalbim, sevmekten baska bir sey yapmaz. sever ama gosteremez. zordur benim kalbim biraz. eksik ve yalnizdir her zaman. her zaman dedim, kusuruma bakmayin. sevdigimi zannetsinler diye dolu gosteririm.
zamanla tebessumler silinir agzimdan, yanagimdan. kimligimdeki isim gibi kalirim sadecee. insanlar yalnizca adimi bilir, kim oldugumu bilmez. sessizce akar gider zaman ama ben ne oldugunu unutmam.
tek bir kelime yeter beni yerle bir etmene ya da tek bir hareket. bakislarindan anlarim nasil bir insan oldugunu. kusuruma bakma, boyleyim ben. anlarim cogu seyi. istemesem de anlarim. zorla mi yanimdasin zorla mi arkadassin ne cikarin var benden, hepsini.
bu kadar acik sozlu olmak istemezdim, kusuruma bakmayin. yalnizligima verin, perperisan halime, sessizligime, kucuklugume, gecmisime... hepsi benden bir parca, tek bir parcami bile eksiltirsen sen tabi degisirim. seni ben de severim, belki arkadasimsin belki dostum belki kardesimsin. her sey biter gunun birinde.
kusuruma bakmayin, cabuk bunalirim ben, herkesle iyi gecinemem, surekli guler yuzlu ve sevecen olamam. iste sen bunu anlamiyosan yine yollara kurban yani senle vakit kaybedemem. beni boyle seviceksen gel
iste o zaman her sey daha guzel

11 Ağustos 2013 Pazar

Yalnızlığı...

biraz daha normal vedalarım
hayata susamış gemilerim
kıyılarımda yüzüyor
balıklar gibi
ama kanatları var
hayalleri uçmak bilmez çoğu zaman
yüreğimize konar
bekler orada
uçan sen olursun
elini uzattığında bir elma var orada
kaderi geçmişinden silen
hiç mi beklemedin limanında yalnızlığı
sessiz uçurum kenarında şarkılar dinlemedin
tohumları yeni düşmüş gül yapraklarının
tomurcuklarında yeni hayatlar gibi
hiç mi görmedin umutları
sevmedin mi hiç yalnızlığı
keşfetmedin mi amerikayı, romayı, afrikayı
o altı saniyelik uyku vaktinde
tek mi kaldın hep kendinle
sönmüş mumları yıldızlara benzettin
uykuda
tekrar rüya gördün
üflediğin her yangın büyüyordu içinde
her şarkı dilinde
oysa tek bir tane var yüreğinde
bilmiyorsun
görmüyorsun
arıyorsun
sadece arıyorsun.
yumurtanın tavuktan çıkıp da 
midende bittiği o günü unutmuyorsun
hayatı ne zannediyorsun
geçmişin fotoğraflarını bantlayıp da
o renksiz tahta kutuna geri koyacağını mı?
sus
dilindeki yaralar çok konuşmaktan
çok silkelendin hayatın perişanlığından
hoşçakalların çok toprak altı
yıldızlar hala seni izliyor
uzaktan samanyolu el sallıyor
sen el sallıyorsun
kimi vedalar hiç bitmiyor
unutma yalnızlığı
o seni yaratıyor
sen ondan güç alıyorsun
senin için yaratılmamış bir başkası
sadece kendinlesin
unutma 
sen de üstüne yalnızlık konmuş kuşları bir gün rüyanda göreceksin
kanatları altında olduğun zaman...

9 Ağustos 2013 Cuma

gerçekten nefret etmediğiniz bir şey ya da birisi yoksa ruhunuz aç kalır, beslenemezsiniz.
aç kalmayın, nefret edin. ama nefretinizden kaçın, üstüne gitmeyin. 
sevdiğiniz, aşık olduğunuz biri yoksa acı çekemezsiniz, dolayısıyla mutluluğun tadını çıkaramazsınız.
tek ızdırap aşk değil de diyebilirsiniz, farketmez.
acı çekmezsiniz hayatın ne olduğunu anlayamazsınız. 
ruhumuzda eksik olan çok şey var. iyi ya da kötü hepsini yaşamak zorundayız. 
"benliğimizin" bütün duygulara ihtiyacı var...

Murathan Mungan

Hani erken inerdi karanlık,
Hani yağmur yağardı inceden,
Hani okuldan, işten dönerken,
Işıklar yanardı evlerde,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani ay herkese gülümserken,
Mevsimler kimseyi dinlemezken...
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani hepimiz arkadaşken,
Hani oyunlar tükenmemişken,
Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
Biz kimseyi aldatmamışken,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
Daha biz kimseye küsmemiş,
Daha kimse ölmemişken,
Eskidendi, çok eskiden.

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
Geçen geçti,
Geçen geçti,
Geceyi söndür kalbim
Geceler de gençlik gibi eskidendi
Şimdi uykusuzluk vakti.

8 Ağustos 2013 Perşembe

oldu bittiye getirdik masalı. tek bir çizik bile atamadık hayata. deftere. kitaba. okuduk geçtik, baktık göremedik. saklandık görünemedik. beklediğimiz yer neresiydi? kendi dünyamızdı. kendi dünyamızın ekvatoruydu.
ben yengeç dönencesini seçtim seni bulmak için. aşkı bulmak için.
yalnızlık oğlak dönencesine saklanmış, gün ışığını bekler. sanki elinde var bir haber. kimlerden saklanmış, kim nereden çıkıp gelmiş...
hadi al biraz hayatımdan ye, yanında umutlarımdan iç, iyi gider. su da kat da çok acıtmasın boğazını hayallerim. sanki biraz daha eksiğim. neyim var neyim yoksa senleyim. sen yokken de böyleydim aslında. hep arardım, seni değil ama hissettirdiklerini.

masal kimin masalıydı unuttum yine. karanlıktaki bekleyişim, görünmez yüzümle saklanıp yürüyüşlerim iyi geldi sanırım. yine unuttum birşeyleri. beklersem başarırım belki dedim nereye gitti hayallerim. kuramıyorum bir türlü.
korkuyorum. kaybetmekten korkuyorum. stres yapmaktan yoruldum ve daha da olucam biliyorum. ama bir türlü vazgeçemiyorum. elimde değil işte olmuyor. aşktan bahsetmiyorum, bir sırrım var benim. o sırla ilgili de hayallerim. bitsin istemiyorum, ama zorla da devam ettiremiyorum. nolur bir şans daha, nolur....

dedi çocuk. ve dede bir daha masal anlatamadı....
ıslık çalmak gibi. dinlersen de duyarsın, söylersen de.
mavi saçlı kızın masalı çok güzeldi
dereden denizler yapardı
kumdan dağlar
buluttan gökyüzü yapardı
yapraktan orman
çekirdeğinde dünya vardı boşluğun
içinde insan
sessizlikten çığlıklar üretirdi
yokluktan çıkar gelirdi
üstüne yün battaniyesini örtüp uyuduğunda 
kırmızı saçlı büyükannesi gelirdi aklına
uyumasını beklerdi
o uyuyunca kuş tüyü kanadıyla uçabilirdi
kurtarabilirdi dünyayı
annesi çıkar gelirdi 
çığlıklar atar, durmasını isterdi
gitmemesini
ama kız giderdi
gökyüzünde saçları siyaha çevrilirdi
gözleri yıldızlara dönüşür
yüreği aydedede kaybolurdu
turuncu saçlı ablası güneş gibi görünürdü yukardan
hep ona ulaşmaya çalışırdı
yeryüzünde kendini ararken kaybolurdu
çocukluğunu kaybetmişti
saçları lacivert olmuştu
solmuştu
ve hiç annesi olmadı aslında
herkes oydu bu masaldaki
tek başınaydı
isteseydi ağaçtan solucana bile dönüşebilirdi
kendi masalını kendisi yaratmıştı
her yerdeydi
yalnız ve karanlık bahçede
ininde yalnızdı
üstünde yün battaniye
iyi geceler…