oldu bittiye getirdik masalı. tek bir çizik bile atamadık hayata. deftere. kitaba. okuduk geçtik, baktık göremedik. saklandık görünemedik. beklediğimiz yer neresiydi? kendi dünyamızdı. kendi dünyamızın ekvatoruydu.
ben yengeç dönencesini seçtim seni bulmak için. aşkı bulmak için.
yalnızlık oğlak dönencesine saklanmış, gün ışığını bekler. sanki elinde var bir haber. kimlerden saklanmış, kim nereden çıkıp gelmiş...
hadi al biraz hayatımdan ye, yanında umutlarımdan iç, iyi gider. su da kat da çok acıtmasın boğazını hayallerim. sanki biraz daha eksiğim. neyim var neyim yoksa senleyim. sen yokken de böyleydim aslında. hep arardım, seni değil ama hissettirdiklerini.
masal kimin masalıydı unuttum yine. karanlıktaki bekleyişim, görünmez yüzümle saklanıp yürüyüşlerim iyi geldi sanırım. yine unuttum birşeyleri. beklersem başarırım belki dedim nereye gitti hayallerim. kuramıyorum bir türlü.
korkuyorum. kaybetmekten korkuyorum. stres yapmaktan yoruldum ve daha da olucam biliyorum. ama bir türlü vazgeçemiyorum. elimde değil işte olmuyor. aşktan bahsetmiyorum, bir sırrım var benim. o sırla ilgili de hayallerim. bitsin istemiyorum, ama zorla da devam ettiremiyorum. nolur bir şans daha, nolur....
dedi çocuk. ve dede bir daha masal anlatamadı....
Bir kız var. Görünmeyen bulutlarında uçuyor, parlamayan güneşinde ısınıyor. her sene büyüdüğü için yaşını söylemeye de gerek duymuyor. duygusal, stres dolu. ne yapması gerektiğini bilemediği için tüm varlığıyla ve edebiyatıyla burada.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder