Bir kız var. Görünmeyen bulutlarında uçuyor, parlamayan güneşinde ısınıyor. her sene büyüdüğü için yaşını söylemeye de gerek duymuyor. duygusal, stres dolu. ne yapması gerektiğini bilemediği için tüm varlığıyla ve edebiyatıyla burada.
18 Aralık 2014 Perşembe
hiç de...
bulduğumuz bir cennet vardı
elvedaların ardı arkası kesilmeyen gülüşlerde
bir kayaya yazardı dalgalar ismimizi
ve sonra taşlar çıkardı denizin altından
kabuklarına, yıldızlarına inat kumları süpürürdü neşesi
bizden ne kaldıysa geriye gökyüzüne
serpildi cehenneme
bulanıklaştı sevdalar
sana merhaba dedi bulutlar
ve güneş denizde battı birden
hiç de ufukta değildi umutlar
hiç de sevmezdi bizi sabahlar
sırf yıldızlar el sallasın diye gözlerimize
sırf utanmayın diye merhaba size de ay dede
bu gece kırmızı gece
kalplerimiz kanıyor
bu gece bizim gece
hayallerimiz sarraf oluyor
bir umutlar penceresi merak ediyor yerin dibini
ve artık o pencere yerkabuğuna açılıyor
hava girmiyor içeri
toprak giriyor
ellerinden tutuyorum sanki kökleriymiş gibi sabahın
hiç de ağaçlar sevmez çiçekleri
hiç de çiçekler sevmez köklerini
hepsi iç içe büyüyor
sanki papatyalar komşu sevdalı ruhuma
yanmış göklerime uzanırken kökleri
parçalanmış kalbimde dolanırken yaprakları
sırf o yüzden seviyor beni
sırf o yüzden geriye kalanları unutuyor aşkları
merhabalar size de dolgun yüzler
ağlıyorsunuz bu gece
bir haller var bizde
acımızda
kalbimizde...
uzak bir deniz
nerede var sanki bize
yeraltında cennetler...
elvedaların ardı arkası kesilmeyen gülüşlerde
bir kayaya yazardı dalgalar ismimizi
ve sonra taşlar çıkardı denizin altından
kabuklarına, yıldızlarına inat kumları süpürürdü neşesi
bizden ne kaldıysa geriye gökyüzüne
serpildi cehenneme
bulanıklaştı sevdalar
sana merhaba dedi bulutlar
ve güneş denizde battı birden
hiç de ufukta değildi umutlar
hiç de sevmezdi bizi sabahlar
sırf yıldızlar el sallasın diye gözlerimize
sırf utanmayın diye merhaba size de ay dede
bu gece kırmızı gece
kalplerimiz kanıyor
bu gece bizim gece
hayallerimiz sarraf oluyor
bir umutlar penceresi merak ediyor yerin dibini
ve artık o pencere yerkabuğuna açılıyor
hava girmiyor içeri
toprak giriyor
ellerinden tutuyorum sanki kökleriymiş gibi sabahın
hiç de ağaçlar sevmez çiçekleri
hiç de çiçekler sevmez köklerini
hepsi iç içe büyüyor
sanki papatyalar komşu sevdalı ruhuma
yanmış göklerime uzanırken kökleri
parçalanmış kalbimde dolanırken yaprakları
sırf o yüzden seviyor beni
sırf o yüzden geriye kalanları unutuyor aşkları
merhabalar size de dolgun yüzler
ağlıyorsunuz bu gece
bir haller var bizde
acımızda
kalbimizde...
uzak bir deniz
nerede var sanki bize
yeraltında cennetler...
14 Aralık 2014 Pazar
Günaydın anne
günaydın baba
günaydın kardeşim...
uzakta olmak şu hayatta
en zoru belki de
nereye gitsem sizinle olmak isterken
şimdi sizsiz yapamamak da gayet doğal
yüreğimdeyse dağlar var
yıkıldığım her anımda bir güneş doğırmak için ardından
kalbimde sancılar var
bi sigara yakıp dumanını üfürdüğümde atmak için başımdan
sonsuz sessiz bir boşlukta sanki yalnızlığım
çekip çıkaran yok oradan
sanki arnavut kaldırımlarda ince yüksek topuklar
elveda diyorlar beklenilmezliğe
Sanıldığı gibi değil
umulduğu gibi de değil
boşa geçiyor zaman
beklediğim gibi değil bu şehir
yüzü güzel
ama içini sevmedim
sen bensiz oraları nasıl sevmediysen anne
bensiz oralarda bir yokluğun aşkına bağlandığı yerler baba
burda da boş o yanım
senden üstünü yok mu nedir
ve senin gibisi yok
kardeş diyebileceğim mesela
uzak diyarlar böyle
Alice'ten gelmiyoruz
harikalarda değil buralar
sadece uzak ve yalnızlıklarda...
günaydın ailem
bugün de ağlamadık hayata...
günaydın baba
günaydın kardeşim...
uzakta olmak şu hayatta
en zoru belki de
nereye gitsem sizinle olmak isterken
şimdi sizsiz yapamamak da gayet doğal
yüreğimdeyse dağlar var
yıkıldığım her anımda bir güneş doğırmak için ardından
kalbimde sancılar var
bi sigara yakıp dumanını üfürdüğümde atmak için başımdan
sonsuz sessiz bir boşlukta sanki yalnızlığım
çekip çıkaran yok oradan
sanki arnavut kaldırımlarda ince yüksek topuklar
elveda diyorlar beklenilmezliğe
Sanıldığı gibi değil
umulduğu gibi de değil
boşa geçiyor zaman
beklediğim gibi değil bu şehir
yüzü güzel
ama içini sevmedim
sen bensiz oraları nasıl sevmediysen anne
bensiz oralarda bir yokluğun aşkına bağlandığı yerler baba
burda da boş o yanım
senden üstünü yok mu nedir
ve senin gibisi yok
kardeş diyebileceğim mesela
uzak diyarlar böyle
Alice'ten gelmiyoruz
harikalarda değil buralar
sadece uzak ve yalnızlıklarda...
günaydın ailem
bugün de ağlamadık hayata...
19 Kasım 2014 Çarşamba
olsan...
öncelerin masalları hep güzeldir
ve öncede kalacak olan hep güzeldir
bundan sonraları da
önce olmaya adaydırlar.
seçilmeksizin
daima öncesi olurlar
ve orada kalırlar...
benim masalımsa sonrasından öncesine
ve hep arafta.
bir çocuğun yüzünden anlaşılmaz olan sevgi
bir bebeğin gözlerinde büyüyen aşk gibidir
ana aşkı
baba sevgisi
varsa bir yudum sütü
büyüdüğünde dilimlerce pastalara dönüşür
peynirler arasında yoğurtları sever çocuk
onca sütün içinde
ve ekmeği yok eder
anlaşılmaz hayat
bir bakmışsın yokuşun esaleti
olmuş esirin
sen olmuşsun esiri
sefaletin
geri dönemez
bakarsın ardındaki seferin
suçlu o gözlerindeki uzaklık
yakın olsan
dillerimde yeni şarkılar var
kulağına fısıldanmalık
yakın olsan
nefeslerim var
dudaklarına dokunmalık
kokum var,
kokun var
birbirlerine karışmalık
yakın olsan
umutlarım var
köprüye ulaşmalık
ben sana gelsem de
sen benden kaçmalık
ben senden başlamalık
sessizce
uzaktan
uzak olsan
dağlarım var
ardına saklandığım
oysa ki o dağların arasında bir güneş var
umuduma yakın
tıpkı o küçüklüğümden geleceğime giden resimdeki gibi
pastel boyadan bozma kurşun kalem gibi
nerelerdesin sen
yanımda bile değilsin
içimde
uzak olsan
bağlarım var halatları köprülerin
binlerce köprü var
yakın olsan
tırmansan....
ve bir sessizlik var
yalvarışın sessizliği
büyükler bilir geleceği
vardır elbet bir bildiği...
uzak da olsan
güzelsin
hayalsin
uzaktan...
ve öncede kalacak olan hep güzeldir
bundan sonraları da
önce olmaya adaydırlar.
seçilmeksizin
daima öncesi olurlar
ve orada kalırlar...
benim masalımsa sonrasından öncesine
ve hep arafta.
bir çocuğun yüzünden anlaşılmaz olan sevgi
bir bebeğin gözlerinde büyüyen aşk gibidir
ana aşkı
baba sevgisi
varsa bir yudum sütü
büyüdüğünde dilimlerce pastalara dönüşür
peynirler arasında yoğurtları sever çocuk
onca sütün içinde
ve ekmeği yok eder
anlaşılmaz hayat
bir bakmışsın yokuşun esaleti
olmuş esirin
sen olmuşsun esiri
sefaletin
geri dönemez
bakarsın ardındaki seferin
suçlu o gözlerindeki uzaklık
yakın olsan
dillerimde yeni şarkılar var
kulağına fısıldanmalık
yakın olsan
nefeslerim var
dudaklarına dokunmalık
kokum var,
kokun var
birbirlerine karışmalık
yakın olsan
umutlarım var
köprüye ulaşmalık
ben sana gelsem de
sen benden kaçmalık
ben senden başlamalık
sessizce
uzaktan
uzak olsan
dağlarım var
ardına saklandığım
oysa ki o dağların arasında bir güneş var
umuduma yakın
tıpkı o küçüklüğümden geleceğime giden resimdeki gibi
pastel boyadan bozma kurşun kalem gibi
nerelerdesin sen
yanımda bile değilsin
içimde
uzak olsan
bağlarım var halatları köprülerin
binlerce köprü var
yakın olsan
tırmansan....
ve bir sessizlik var
yalvarışın sessizliği
büyükler bilir geleceği
vardır elbet bir bildiği...
uzak da olsan
güzelsin
hayalsin
uzaktan...
6 Ekim 2014 Pazartesi
Biz de bilirdik umudun yerle bir olduğu sokaklarda
Evlerin caddelere özenişini
Sakladığımız umutlarla
Gün gelip de gökkuşağını renklendireceğimizi
Yeni hayallerin kapısını çalıp da açılmasını beklerken
Aslında kök saldığımız o yerde köprü kurmuştuk denizlere
Okyanuslar ağlamıştı yoksulluktan
Oysa ki hayallerimiz su dolu bardakta bile durmazdı
Ne sakladık
Ne umduk bu zamana dek
Güldüm sana be adam
Ve seninle güldüm
Yerinde sen vardın yarı kalbimin
Sonra sadece aklımda kaldın
Hep aklımdayken yeniden gittin diyarına çekildin
Benim diyarımda yoksulluklar var
Uzaktan görürsün
Ve beklersin
Buraya kadar ömrüm
Sadece güzel hatıralarınla kalırsın adam
Sadece güzel gülüşünü hatırlarım
Öpemediğim kadar gözlerinden
Senin de bir hayatın var
Bakma kusuruma uçuk kaçık bir hayatım var
Benden olmaz hiç
Senden olmuyorsa be adam...
Evlerin caddelere özenişini
Sakladığımız umutlarla
Gün gelip de gökkuşağını renklendireceğimizi
Yeni hayallerin kapısını çalıp da açılmasını beklerken
Aslında kök saldığımız o yerde köprü kurmuştuk denizlere
Okyanuslar ağlamıştı yoksulluktan
Oysa ki hayallerimiz su dolu bardakta bile durmazdı
Ne sakladık
Ne umduk bu zamana dek
Güldüm sana be adam
Ve seninle güldüm
Yerinde sen vardın yarı kalbimin
Sonra sadece aklımda kaldın
Hep aklımdayken yeniden gittin diyarına çekildin
Benim diyarımda yoksulluklar var
Uzaktan görürsün
Ve beklersin
Buraya kadar ömrüm
Sadece güzel hatıralarınla kalırsın adam
Sadece güzel gülüşünü hatırlarım
Öpemediğim kadar gözlerinden
Senin de bir hayatın var
Bakma kusuruma uçuk kaçık bir hayatım var
Benden olmaz hiç
Senden olmuyorsa be adam...
Bir Bilsen
bir bilsen uzakta neler var
çayımın buharında demlenen farklı bir gökyüzünden
yanık parlayışlarda yıldızlar
bilmezsin adım attığında vardığın uçurumları
yolun karşısında tekeye kalmış döküntü yıllar
parça parça nameler savurur kalanları
bir damla terini döker denizlere zanaat baba
kır saçları aynadan parıldardı güneşe
nasırdan parmakları gülümserdi bahara
yüksek yeryüzünde tepeleri var hayal bahçesinin
adı var gözlerinin çizgisinde, defteri kalbimin
bir baksan seyri var gönlümün gölünde turuncu sabahlara
bir bilsen yolculuk kuru hava yağmurlara...
çayımın buharında demlenen farklı bir gökyüzünden
yanık parlayışlarda yıldızlar
bilmezsin adım attığında vardığın uçurumları
yolun karşısında tekeye kalmış döküntü yıllar
parça parça nameler savurur kalanları
bir damla terini döker denizlere zanaat baba
kır saçları aynadan parıldardı güneşe
nasırdan parmakları gülümserdi bahara
yüksek yeryüzünde tepeleri var hayal bahçesinin
adı var gözlerinin çizgisinde, defteri kalbimin
bir baksan seyri var gönlümün gölünde turuncu sabahlara
bir bilsen yolculuk kuru hava yağmurlara...
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
