22 Eylül 2014 Pazartesi

merhaba...

Yeni sehir
Yeni insanlar, yeni bir akis
Bu sehirde cok dert var
Bu sehirde cok acele var
Duran insanlara carpmaktan korkarken
Baslayan yeni bir gun
Ayni saattte biten yeni bir gece var
Hizli bir yorgunluk
Yeni bir hayat var
Yeni bir uyku
Yeni bir duzen
Altustluk
Parcalanmislik
Terkedilmislik...

Yeni kokular
Insanlar
Ve bikkin bir okul
Sıkıntiyi bagrinin derinliklerinden cekip cikarmis
Karsimiza koymus hayat
Deriin sular bize bela okurken
Yuzer olmusuz korkusuz okyanuslarda
Paramparca kalmisligin tepesinden yuvarlanirken
Sessiz bir elveda
Icten ice
Gozyaslarin yagmuru getirdiginde anlarsin
Zor bir soguk var
Tepesinde gunesin
Ve sana isigini vuruyor yalnizlik
Merhaba derken bir bakmissin
Alisiyorsun
Eksikleriyle
Alismisliklardan siyrilmaya calisirken
Kaybolmadan
Gecmisin hayirli olsun mutlu kiz
Gelecegin beklentisi cok
Derinlerde bir yerlerde
Seni bekleyen bir seyler var
Yeni yalnizliklarin
Yilmisliklarin otesinde
Merhaba de...
Cunku hayat oyle yorgundu ki gun basladiginda
Sessizligin ahini aldi
Mutsuzca oturdu kosesinde
Gariban haline uzulurcesine
Oysa ki gokyuzunde gunes parildiyordu
Camda olusturdugu aydinlikta gordu yuzunu
Vahini birakti pesinde umutsuzlugun
Neseaksamdan gomulmustu nehirlere
Sabahinda okyanustan suzuldu ruhuna
Merhaba sana da hayat
Kim ne derse desin
Bir gunden ibaretsin
O da bugun
Ve bir parca yoksulluguma kanmadan
Bakicam gozlerinin icine
Ve vazgecicem sevdadan...

20 Eylül 2014 Cumartesi

Hic bitmeyecek bi sefere cikmisim de donmeyecekmisim gibi...
Cok zor bu okuma isleri
Sanki anlatirsin da duymazmis gibi gunes
Oysa ki bulutlar duyar
Ama hangi bulutlar
Butun acilarini icine saklamis
Gozu yasli bulutlar mi,
Mutluluktan papatyalara gulus cakan
Berrak yuzlu bulutlar mi
Bense yagmura kurban giderken biraz da benim gozlerimden islaniyor yeryuzu
Ah su istanbul
Buyuk
Gozu yasli her insanin baslangici
Insansiz olani guzel
Asik olunasi
Bir ben varsam icinde
Bir de topragi...
Dertlerini de al git benden sakli kent
Cikar gunyuzunu ortaya
Benim de gulsun yuzum...

5 Eylül 2014 Cuma

zaman.

senin kendini kabul ettiğin gibi
insanlar da seni öyle kabul etmeli
güzel, çirkin, çilli, sivilceli, şişko, çöp gibi, uzun boylu, kısa boylu
saçlarıyla iyi geçinemeyen
ama her şey dış görünüş değil

hepimiz doğduk
çocuk olduk
genç olduk
oluyoruz
ve büyüyoruz
ve içimizde ne mutsuzluklar var bir türlü atamadığımız
ve acılar
yanmış ve kavrulmaya devam eden acılar
dibi tutmuş hayallerimiz var
kimisi çok geç kalmadan kurtarıyor
kimisiyse yanığını atıp yiyor
ama kimisi de yanık kokusuyla yeni bir hal olan hayallerini döküyor

kimileri gerçekten depresyonda
kimileriyse depresyonda olduğunu zannediyor
güzel olmaya, mutlu olmaya, enerjik hissetmeye ve samimi görünmeye ihtiyaç duymuyorlar
bazıları zorlamıyorlar
uçup gidiyor hayat
zaman da akıp gidiyor

hayaller bile suya düştüğünde zamanı takip ediyor. bırak bulsun o zamanını
belki de geç bile olsa ulaşılmayı bekliyor...