9 Temmuz 2014 Çarşamba

aşk mı dersin, bilmezsin.
 günlerden bir gün, var olan, yaşanan,
 her saniyesi bitime yaklaşan bir gün
 tıpkı aşk gibi
 uzaktan sevmek
alışamamak
 yapamamak daha fazla
 hani o mesafeler var ya
 sadece kilometrelere bağlı değil
yanındaki insan da çok uzakta
bazen senden uzakta
 bazense kalbinden
bense kalbimi kilometrelere kaptırmışım
ona bağlanmışım
veyahut "onlara"...
dinlediğim şarkılarda onu görmüşüm
 bazıları yasak aşk ta derinlerde
 bazılarıysa bakılmaması gereken bir nadide
çok eski artık aşklar gözlerde
olan biten hiçbir şey yok
 çünkü bakışlarından kaçıyorum aşkın.
 sessiz bir "merhaba"sını bile duyamadığım
 bir aşka kapılıyorum sonra
"neredesin" diye ararken, kayboluyorum
 bu mudur aşk, bilmiyorum
gittiğim her yerde onu görmeyi ummaktansa
 zamana bırakmak gerek
bekliyorum
bekliyorum
 bekliyorum...
hayaller uzak olamaz
belki de tek bir adım
ama hangi küçük kız kendi ellerinden öper ki
kendi yanağını okşar ki olmaz parası,
çalar şeker elmasını
takarsa parmağına büyür o zaman
hangi bebek ağlamasını içine atar ki
acısı bir açlık kadardır
bizde acılar aşkla sınırlı
bilmiyorum ben uzak sevgileri
kimse sevmedi beni şimdiye kadar
kimse görmedi gözlerimi
tutmadı elimden, götürmedi kalbinin derinliklere
çekmedi içine sıkı sıkı
koklamadı saçımdan
biraz büyüktüm
azıcık küçülsem...
çok geçmeden dolsa sol yanım kalp atışlarıyla
oysa ki severdim ben çok önceden
şimdiyse bitmiş bir şeyler var
olmayacağına inandığım şeyle
hayalleri yıkılmış bir insan
yeniden inşa edene kadar beklermiş, parçaları onarmayı az da olsa
artık tuzdan farkı kalmadı parçalarımın
ve hayaller öylece kaldı
belki de sadece yüzerlerdi suya düşşelerdi
ben istemedim
boğulup gitmeden geri getirebilirdim onları
ben imkansızı istedim 
özür dilerim...